Yazan: Miray
Yayınlanma: Haziran 16, 2008
Güncelleme: Haziran 16, 2008
Yorumlar     Aklımdakiler     Yazdır    Email

Avni Anıl - www.tiyatro.com 'dan alıntıdır. Nüfus kağıdındaki doğum yılı ibaresinde 1985 yazanlar olarak tek kanallı televizyon dönemine ucundan kıyısından yetişmiştik.

Televizyon ve kaset ve kasetçaların varlığına rağmen büyükbabam o zamanlar hala radyo da dinlerdi. Bu bahsettiğim zaman ise olası yaş hesaplamalarımla beraber 1988-1989 senelerine denk gelmekte. İlk gittiğim anaokulumda arkadaşlarımla oyunlar oynarken TRT dinlediğimiz Türk Sanat Musikisi'ne ait eserleri kendi çapımızda icra ederdik. Bülent Ersoy'un isminin neden erkek ismi olduğunu çözemediğim dönemlerdi. Zeki Müren'in makyaj yapıp yapmadığını çözme çabalarımda aynı döneme denk gelir.

İkinci anaokuluma geçtiğim sene -ki o da büyük ihtimalle 1989-1990 seneleri dolaylarındadır- biz yine duyduğumuz şarkıları icra ederdik çocuk sesimizle. O dönem ki favorilerimiz arasındaki şarkılar Ajda Pekkan "Yaz yaz yaz" ve Sezen Aksu "Ada Vapuru Yandan Çarklı" idi. Sene sonu müsameremizde bir arkadaşım Ajda Pekkan rolüne bürünüp "yaz yaz yaz" şarkısına playback yapmıştı. Bense Sezen Aksu'ydum. Sezen Aksu rolünü kapmamın sebebi o zamanlar onun gibi küt saçlarım olması ve öğretmenlerimin beni ona benzetmesiydi. Ajda Pekkan rolünü oynayan arkadaşım ise 'eğilme' hareketiyle öğretmenlerimizin gönlünü fethetmişti. "Eğilme hareketi?" diye sorgulama lütfen, çok net açıklayabileceğimi sanmıyorum.

(Yani görüldüğü üzere hayatımdaki üç sene içinde iki kere tarz değiştirmiştim.)

Geçtiğimiz günlerde "Bugün Ne Düşünsem?" başlığı altında yazdığım cümlelerden biri "Bir kitabın esiriyim"di. Böyle esaretlerim var benim. On sene, on beş sene önceki bir şeyi hala inatla hatırlayabiliyorum ve onu arayıp bulmaya çalışıyorum. Genelde bu esaretlerim çocukluk dönemime ait şeyler olabiliyor. Bilinç altıma iyice yerleşmiş şeyler.

Bir çocuğun bilinç altına yerleşecek şeylerin neler olabileceğini düşündüm önce bu yazıyı yazarken. Önemli kayıplar ( aile bireylerinin vefatı ya da çok sevilen hayvanın ölmesi, en sevilen oyuncağın oyun arkadaşı tarafından kırılması vb.), ailevi olaylar (boşanma, düğün, kavga, şiddet), çok sevilen televizyon programları (Susam Sokağı, vb.) .

Benim de bilinç altım baya bir dolu bu gibi hadiseler yüzünden. Fakat üç şarkı bir çocuğun bilinç altına nasıl girer de yer eder bilmiyorum. Bu şarkılardan ilkinin klibi var sadece hatıramda. Zeki Müren'in seslendirdiği bir şarkıydı. Mermer bir sehpanın arkasında oturuyordu ya da ayakta duruyordu klibinde. İkinci şarkı ise "Seher Yıldızı" idi.

Üçüncü şarkıyı hatırlarken şarkının sadece melodisini hatırlıyordum. Sözlerini oturtamıyordum. Melodiyi de başkalarına doğru düzgün seslendiremiyordum. Seslendirebilsem amacıma ulaşacağım zaten. Ama yok... Orta okula giderken bir sabah uyanmam gereken saatten önce uyandım uykum kaçtığı için. Televizyonu açtım ve açar açmaz o tarif edemediğim melodiyi duydum. Hemen kağıt kalem alıp elime şarkının sözlerini yazmaya başladım. Şarkıyı edinebilmem lise yıllarıma denk geldiğinde şarkıyı her dinleyişimle ben çocukluğumun mutlu, pembe, mis kokulu yaşanmışlıklarına geri döndüm bulunduğum ortamları manevi olarak terkederek. Matematik dersinde olabilirdik. Hoca sınav notlarını okuyor olabilirdi. Sıra arkadaşım okul gündeminden son dedikoduları anlatıyor olabilirdi. Ben içimden şarkıyı mırıldanıyordum. Kimse duymuyordu. Kahverengi halıfeks kaplı zeminde okul patiklerimin giyili olduğu ayaklarım elinde lego bozması bir mikrofonla arkadaşlarım önünde söylüyordum şarkımı. "Çoktan unuturdum ben seni çoktan ah bu şarkıların gözü kör olsun!" diyor ve yerlere kadar eğilip selam veriyordum. Alkışlanıyordum. Sıra arkadaşım "orda mısın?" diye beni dürteklediğinde ben gerçek hayatıma dönmüş oluyordum.

Bilinç altı şarkımın söz yazarı ya da bestecisi hakkında en ufak bir şey bilmiyordum. Bir gün TRT 'nin hangi kanalı olduğunu hatırlayamadığım bir kanalda Türk Musikisi dinlerken, spiker her zamanki anonslarından birini yaptı. Anons içinde "Avni Anıl" geçiyordu ve spiker "Ağla Gitar Çal Gitar" ın sunumunu yapıyordu. Aklımda şarkının isminden çok "Avni Anıl" kalmıştı ve ben şarkıyı yine tarif edemiyordum. Tek çarem Avni Anıl'ın tüm eserlerini bulup, oradan şarkıyı bulmaktı.

İşte o zaman öğrendim ben bilinç altı şarkımın da bir Avni Anıl eseri olduğunu. "Bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım Istanbul'un" diye başlayarak içimi sızlatan eser de ona aitti.

Yeri daima başkaydı kısaca. Bilinç altımdan torpilli, gönlümden onaylıydı.

İki gece önce - 14 Haziran 2008 - kulaklarım bu sene içinde üzüleceğim ikinci haberi duydu. Avni Anıl 80 yaşında hayata gözlerini kapamıştı. Aysel Gürel'in vefatıyla içime oturan acı, Avni Anıl'la beraber iyice yüreğimi mesken tutmuş; tapusunu almıştı. Gözlerimi kapatıp başımı sağa sola sallamak istedim birden bire. Geçsin, olmamış olsun istedim.

Aysel Gürel'in defnedilişinin günü ve gecesi tüm kanalları dolaştım tek tek. Belki bir kanal öğlen arası haberlerinde canlı bağlantı yapar diye. Hepimizin dilindei gönlünde olan bir çok şarkının yaratıcısı daha defin günü medya tarafından unutulmuştu. Annem sebebini torunu yaşındaki çocuğu öpmesi olarak belirledi. Ben bir şey belirleyememiştim. Öpmüşse öpmüştü. Bu onun sorunuydu. Millet neler neler yapıyordu ve normal görünüyordu. Neyse... Tek diyebileceğim gece haberlerinde beş on dakikalık bir zamanı haketmemişti Aysel Gürel.

Avni Anıl içinde bu acıyı tekrar yaşadım işte ben.

Hani ne olur sanki bir günlüğüne Derya Baykal program yapmasa? Yapmadığı o programda ben Avni Anıl'ın, Aysel Gürel'in cenaze törenlerini izlesem? Esra Ceyhan'da olur, Berna Laçin'de hatta Seda Sayan'da... Zaten ne yapıyorlar ki doğru dürüst? İki adet Martha Stewart'ın yerli taklidi program, bir adet "yetiş bacım" da çocuk doğurma çabaları -maaş yok, sigorta yok, yeşil kart bile yok (hoş onlar olsa bile bu devirde onlarla çocuk ne kadar doğru düzgün büyür o da ayrı bir muamma) "Seda Abla biz çocuk istiyok" var ama-, Esra Ceyhan'a hiç dokunmayıp pas geçeceğim zaten. Yani ne olurdu? Çok mu bir şey kaybederdi bu insanlar banka hesaplarındaki paralardan? Ev hanımları o gün ki ıvır zıvırı öğrenemediklerinde dünya sonu muydu? Avni Anıl 4 ciltlik Musıkî Sözlüğü'nü hazırlamıştır. Aysel Gürel altın çocuktur. Türkologtur ve yüzlerce esere imzasını atmıştır. Seda Sayan, Esra Ceyhan ne yapmıştır? Berna Laçin ve Derya Baykal'ı ise bu defalık "tiyatrocu" etiketleri ile pas geçiyorum.

Ben alt tarafı bir cenaze törenini izlemek istedim. Katılamadığım için izlemek istedim. Senelerce her dinlediğimde anılarıma döndüğüm, güldüğüm, ağladığım, acılarımı hafiflettiğim, duygularıma tercüman olan şarkıların yaratıcılarına bir nebze vefa borcumu ödemek istedim.

Bu yazıyı yazmaya hazırlanırken Seda Sayan 'ın programından gelen sesler takıldı kulaklarıma. Oya Bora'nın "Sevmek Zamanı" çalıyordu. Başlangıçtaki sesi Oya'ya ait sanıp bir sevinçle koştum televizyona. Ne gördüm? 3 tane kız. Ortadakini gözüm bir yerden ısırdı. Üç dakika sonra ancak tanıyabildim. Bu kadar geç tanımamın bir sebebi değişimiyken, diğer sebebi hanım kızın olabilecek en düşük bel seviyesindeki kot pantolonu, üzerine giydiği kısacık yeleğiyle ortaya serdiği fiziğiydi. Kendisi Yıldız Asyalı. Eyvah Babam'da oynayan, Kanal D Çocuk klübünü bir dönem sunan ve mükemmel ötesi mükemmel şekilde keman çalan Yıldız Asyalı. Babası viyola sanatçısı, ablası Devlet Konservatuarı viyola mezunu, babannesi piyanist olan Yıldız Asyalı. Faith Erkoç ile jazz yapan Yıldız Asyalı. Artık Grup Mp3'ün grup üyesi Yıldız Asyalı. Güzel keman çalabilme müzisyen bir aileye mensup olabilme nimetlerine rağmen gözümde bir anda yıldızı parlayıp sönen ya da yıldızı sönmesin diye abidik gubidik aktivitelere giren şarkılardan gözümde en ufak bir farkı kalmamış Yıldız Asyalı...

Adım Hıdır durum budur. Hıdır ise bu durumdan pek mesut bahtiyar değildir!..

Daha diyebileceğim pek fazla bir söz yok benim.

"Üzgün değiliz belki de memnun gideriz..."

Avni Anıl ile ilgili bir şeyler bulabileceğiniz linkler:

http://tr.wikipedia.org/wiki/Avni_An%C4%B1l

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=avni+anil

http://www.tiyatrom.com/adem_dursun_051.htm

 



2105 Görüntülenme - Yorumları Göster/Yaz (0)