Yazan: Miray
Yayınlanma: Ağustos 21, 2008
Yorumlar     Aklımdakiler     Yazdır    Email

Kördüğüm - www.incaglossary.org Bir gün Murat'la Bakırköy'deyken babam telefon etmişti. "Neler yapıyorsun?" diye sordu. "Hiiiç Murat'la dolaşıyoruz" diye cevapladım. Gelen cevap: "Fazla dolaşmayın düğüm olursunuz..."

O günki dolaşmamızla eğer babamın dediği gibi "düğüm" olmuş olsaydık, sanırım bugün ki rotamızla kördüğüm olmuş olmamız gerekirdi

Rota mı? Ne sen sor ne ben söyleyeyim. En son Taksim'de soluklandığımızda daha gitmemiz gereken bir sürü yer vardı ki Taksim'e varana kadar zaten pek çok mekana uğradık.

Murat'ın arkadaşı Nehir'in daveti üzerine e-tohum'a katıldım. Katıldık daha doğrusu. Bu haftaki konu uzman.tv ve dolayısıyla konuk da Ersan Özer'di. Başta gerçekten de çok sıkılacağımı düşündüm ben. Hatta Murat'a "Murat bak anlamadığım lisanlarda konuşulmaya başlanırsa hiç utanmam çıkarırım inciğimi boncuğu bir şeyler yaparım." dedim.

Kapıdan girerken korktum Korkulacak bir şey yok aslında Ben korktum sadece. Sonra bir yer bulduk, oturduk. Elimizde proje dosyamızla konuşmayı dinlemeye başladık. Biraz benim bu aralar ağır işitmemden dolayı, biraz da düzensizlikten dolayı konuşmanın ilk başlardaki belli bir bölümünü algılayamadım Uykusuzdum, yorgundum, bir sürü yol gitmiştim, yürümüştüm... Ben konuşmaları anlatamam ne yazık ki Anlamadığım için mi anlatamam, hayır... Bu işi benden çok daha güzel, hakkıyla vererek yapacak birileri pek tabiki mevcut.

Ben sadece bir ara Murat'a "Murat soru sormak istiyorum ben, ama utanıyorum" dediğimi hatırlıyorum, ardından mikrofonun elimde oluşunu. Kalbimin pıt pıt sesinden, ciyak ciyak miki fare gibi çıkan sesimi anlatmıyorum bile Cevaplarımı alıp, mikrofonu teslim ettiğimde Murat bana sevgiyle bakıyordu, evet birazda gururdu bakışlarındaki... Medeni cesaretimi toplayıp bir soru sormuştum. Saçmaydı belki. Ben hiç bir şeydim oradakilerin yanında. Sadece fikirlerimiz vardı, gerçekleştirmek istediğimiz.  

İşte o esnada -ki ben dediğim gibi hala rezil olduğumu düşünüyordum- tam karşımda tanıdık bir sima gördüm. "Murat, Murat bak bak Selçuk Hoca, Selçuk Hoca..." "Murat çıkarken selam verebilir miyim?.." "Uyuyang'a selam söylerim hem..." "Selam veririz değil mi Murat?"  Çok garip bir şey Sürekli zevkle okuduğunuz biri var... Onun  sayesinde tanımış olduğunuz ve anladığınız kadarını okurken -gizli gizli; gizli gizli derken yorum yazmaya utanıyorum- (yukarıda da belirttiğim gibi ben bir hiçim bu konularda, hiç olduğum konularda yorum yazıp boş teneke gibi ses çıkartmaktan korkuyorum) zevk aldığınız biri daha var. Sonra aynı amaçla bir toplantıda karşılaşıyorsunuz.  Evet evet ben pek bir mutlu oldum O an ne sorduğum soru saçma mıydı acaba diye hayıflanmalarım kalmıştı ne başka bir şey Hatta ben büyük bir saygısızlık yaparak Murat'ı tanıtmayı unuttum Fakat o an Murat heyecanımı ve mutluluğumu biliyordu Allah'tan

Sonra Murat bana orada bulunanları göstermeye başladı. "Bak Miray oradaki uzun boylu bey Arda Kutsal, Webrazzi'yi hatırlıyorsun değil mi? Pilli röportajını yapmıştı." ; " Bak orada Burak Büyükdemir ile görüşen ise Wolkanca, Eda Abla'nın arkadaşı...", "Bak oradaki iki kişi ise Gitti Gidiyor'un sahipleri..."

Murat'ın bana böyle küçük bir çocukmuşum gibi açıklamalarla kişileri tanıtması o an sadece mavi ekran aldığım içindi -Evet Murat, Nehir ve Levent halimi en iyi bu şekilde özetlediler.- Uykusuzdum.  Yorgundum, bitkindim... Fakat fakat

İnanılmaz mutluyduuuum

Çok dolaştık biz bugün...

Kördüğüm olduysak da gerçekten sonuna kadar değdi  



604 Görüntülenme - Yorumları Göster/Yaz (1)