Yazan: Miray
Yayınlanma: Nisan 11, 2008
Yorumlar     Aklımdakiler     Yazdır    Email

2 Kasım 1967 Heybeliada

2 Kasım '67 Heybeliada 

Bir haftadır başımın tepesinde dolanan gri bulutların gittiğini farkettim bugün...

Annemin rutin kontrolleri için gidilen hastane, tahlil sonuçlarının garip bir korkuyla beklenmesi ve "sonuçlar iyi çıkacak ve sen eve gidip ayaklarını uzatıp şapşal şapşal gülümseyeceksin kendi kendine" diye telkinler verirken kendime hastanede geçirilen ikinci günün gecesi annem odama girip " ananeni hastaneye yatırmışlar." dedi. Bir saniye ben daha kendimi telkin aşamasındaydım. Kendimi güzelce telkin edip tahlilerimizin sonuçlarını alıp evde ayaklarımı uzatıp televizyon seyrederken anneme dönüp boşuna korkmuşuz diye söyleyecektim. Bu defa kendimi telkin edemeden gidiyordum bir yerlere... Yedikule göğüs Hastalıkları Hastanesi... On iki sene önceye dönmekten korkuyorum. Ananemin aylarca hastanede yattığı, yattığı süre içinde asla tam istediğim gibi sarılamadığım o zaman aralığına dönmek istemiyordum. Hastane- kendi evim- ananemin evinin oluşturduğu yer kavramlarımın hepsinin alt üst olduğu üçgeni istemiyordum.

biz iki gün annem için hastanede koştururken mümkün mertebe az aradık ananemi... Hastanede olmadığımızı söyledik hep. Üzülsün istemedik. Annem muayenedeyken ananem aradığında ben yalanlar söyledim, annem muayeneden çıkıp da aradığında annem yalanlar söyledi...

Aslında ananem de bize yalan söylüyormuş!.. Biz haberi aldığımızda sanıyorduk ki o gün içinde yattı hastaneye. Meğerse ananem 2 gündür hastanedeymiş. Kızsam kızamıyorum, çünkü bizde aynısını yapmıştık ona.

Kaldığı bölüme varmadan önce, bölümün olduğu alanı unutup yanlışla morgun önünde durduk... Ananemden dönerken baya alakasız bir yolda iki tane duran mobil morg aracı gördük. Varın siz düşünün psikolojimi...

Tüm bunlara rağmen içimde garip bir ferahlık vardı benim ve ben bunu daha önce yaşamıştım. Babamın ayağını kırdığı hafta da böyle gittiğim yer bana dar gelen, asabi, sinirli, agresif bir Miray'dım. Babamın ayağının kötü bir şekilde kırıldığını öğrendiğimizde hepsi gitmişti tüm bu saydıklarımın. Cümlenin devamını senin de tahmin edebileceğin gibi yaklaşık bir haftadır yine böyleydim ben ve sonuç yine daha öncesinde defalarca yaşadığım gibi aynıydı.

Şimdi gidip gidip annemin tahlil sonuçlarına bakıyorum şapşal şapşal gülerek. Ananemin hastanedeyken verdiği "çilek reçeli" sözünü düşünüyorum durup durup. Aynaya baktığımda bir haftadır yerlerinde yeller esen gözlerimdeki minik yıldızlar gelip oturmuşlar yine yerlerine...

Mutluyum ve seviyorum.

Dileğim;

yarının -yani senin yarınının- en az benim bugünüm kadar güzel geçmesi.

Sevgilerimle 

 



294 Görüntülenme - Yorumları Göster/Yaz (8)