Yazan: Miray
Yayınlanma: Mart 31, 2008
Güncelleme: Mart 31, 2008
Yorumlar     Aklımdakiler     Yazdır    Email

...
Şimdi ben hangi kavramsızlarımı anlatsam bilemiyorum ama evde hala mevzu bahis olan 2 vukuatım var benim...
1. Çocukluk kavrayışsızlığım : Kuşların uçması, uçakların uçması, böceklerin uçması ve en önemlisi uğur böceğinin uçmasıydı. Diyordum ki "benim elim var onların yok benim ayağım var onların yok benim burnum var onların yok ama onlar uçuyor ben uçamıyorum"

Bir kıyasla başladı kısaca her şey. Akabinde Hazarfen Ahmet Çelebi'liğim geldi. Süperman nasıl uçuyordu? Pelerini vardı. Eh bizim evde de çarşaf vardı... Biz o zamanlar giriş katta oturduğumuz için uçuş denemelerimi yapacağım en ideal saha ananemlerin eviydi. 3. katta oturuyorlardı ve ananem benim hiç bir oyunuma kızmazdı. İstersem evi yıkayım. Neyse... Ananem mutfakta yemek yaparken ben yatak odasından çift kişilik çarşafı aldım. Her biri ucunu el ve ayak bileklerime bağladım. Balkona çıktım. Balkonun kenarına çıkmışken -kartonpiyer balkon kenarlığıydı- ananem arkamdan yavaşça sokulup beni içeri aldı. Korkutmadan bağırıp panik yapmadan usulca... Sonra büyükbabam anlatmıştı kuşların, böceklerin nasıl uçabildiğini... Ananem odaya gelmeseydi, doğal olarak benim ilk uçuşum yere çakılmayla sonlanacaktı. Bu olay olduğunda ben 6 yaşındaydım.

2. Çocukluk Kavrayışsızlığım: Bunu da okuyunca "bu kız ayaklarını yerden kesmekle aklını bozmuş" diyebilirsiniz. Bu defa 4 yaşındayım. Artık hangi akla hizmetse neden yerde yürümek zorunda olduğuma takmışım kafamı... Kendimce bir plan yaptım. Örümcekler iplerin üstünde yürüyebiliyorlardı - o zamanlar ağ olduğunu bilmiyorumdur büyük ihtimal-. Ben de salona ip bağlarsam "ağ" şeklinde üzerine çıkıp yürüyebilir, oturabilir hatta uyuyabilirdim. Annemin örgü ipini alıp pencere kolundan vitrin kulbuna oradan kapı koluna kısaca aklınıza gelebilecek ve boyumun yeteceği her yere ipler döşedim. Kanepeye çıktım. kendimi iplerin üzerine bıraktım İplerde kendini yere bıraktı. Çeşitli yerlerde çürük, etrafta bir iki kırık. İçeri avaz avaz giren bir anne, yerde ağlayan ben

İki olayıma da baktığım zaman yer çekimi kanunuyla bir alıp veremediğim varmış sanırım. O zamanlar televizyon tek kanal olsa da gördüğüm yada duyduğum yayınlar (örn. süpermen) vasıtasıyla bunları denemişim. Hani olmuştu hatırlarsınız çocuk kendini camdan atmış pikaçu gibi uçmak adına... Sanırım o sebepten Egemen belli bir yaşa gelene kadar Süpermen ve Örümcek Adamı izlemesine şiddetle karşı çıktım...

Pınar'cımı mimledim :p



475 Görüntülenme - Yorumları Göster/Yaz (1)