Hakkımda

Neden?

Çünkü sadece eğlenmek için, paylaşmak için, hiç kimse bile okumasa bir gün dönüp okuyabilmek için. Gelişmek ve öğrenmek için. Her günüme yeni bir anlam katmak için. Kattığım anlamlara bu koca alemde ufacık bir yer bulabilmek için. En önemlisi okudukça mutlu olman ve mutlu olduğunu bildikçe mutlu olmam için. Vakit ayırdığın için teşekkür ederim.

Ben?

Biliyorum ki insanlar baktıkları soğuk ekrandan okudukları yazıların sanal olduğunu ne kadar iyi bilseler de, onları yazanları tanıyıp bu sanal dünyayı(!) elle tutulur hale getirmek isterler. Bu en azından benim için böyle…

İşte bu yazıyı yazan kızın adı Miray. Soyadı bir terslik olmazsa seneye de değişebilir 5 sene sonrada… O sebepten kesin bir soy adı veremiyorum J Bakarsın yarın değişmiş olur soy adı birden bire… Bilinmez, kimse bilemez. Bu yazıyı yazdığı an 23 yaşında Miray. Gelecekle ilgili hayalleri var, içinde değil de aleni apaçık ortada yaşayan bir çocuk. Kendi bildi bileli adından fazla “Çilek” hitabetini duyan ve elinden geldiğince yazı yazan bir çocuk… Hem de çocuk harfleriyle. Sevdiği şeyleri hakkını vererek yapamaz mesela , örnek olarak resim diyebiliriz. İspanya’ya bayılır ama İspanyolca bilmez. İngilizce ve Almanca konuşmayı sevmezken bunları konuşur. Fakat en çok kendi Türkçe'yi sever. Bir de köpekleri çok sever. Bir şeyler üretmeyi sever. Keçeye dokunmayı sever, kırtasiyelerden çıkamamayı sever, defterlerini sever… Annesini, babasını ve kendinden 10 yaş küçük kardeşini sever. Bir de Murat’ı sever. Murat’ı severken narsist olduğunu düşünür sık sık. Çünkü Murat kendidir aslında.

İnsanın kendini dışarıdan anlatması çok zor bana göre. Sanırım Miray defterini anlatmak daha kolay olacak bu açıdan. Evet Miray defteri 8 Nisan 2008 tarihinde bana göre resmen (!) açıldı. İlk çıkış noktası strawberry.typepad.com adresiydi ki onunda başlangıcı 6 Ocak 2008 ‘e denk gelir ajandam da… Ben deftere yazdıkça, okudum. Başta ve hatta şu an bile benden başkası okumasa bu beni üzmez. Fakat okuyan bir kişi bile varsa bu sahip olacağım en güzel mutluluklardan biri. İşte benden başka okuyan biri daha vardı: Murat… Aslında o da ben ya, neyse. Kuzguna yavrusu şahin görünür mü dersiniz yoksa duruma uyan daha başka atasözü var mıdır bilemem ama Murat dedi ki “ Sen gerçekten çok güzel şeyler yapıyorsun benim gözümde ve benim gözlerim bu güzellikleri daha profesyonel bir yerde görmek istiyor…” Peki dedim otur yap madem siteyi. Her şeyi devletten bekleme ve o yaptı… Günlerini gecelerini verdi. Ardından “evet senindir” dedi. Ben biraz sim döküp boyamak istedim… O elime simleri ve boyaları verdi. İstedim ki bilindik blog sistemlerinden farklı olsun… İstedim ki yorum yazanlar üye olabilsinler. Üye olduklarında Miray defterine dilerlerse kendi yazılarını gönderebilsinler ve yine istedim ki üye olan takipçiler birbirlerine özel mesaj gönderebilsinler. İşte bu isteklerim doğrultusunda bize göre şu ana kadar yapabileceğimizin en iyisini yaptık.

Amacım(ız) her şeyden önce günün stresini atmak, yaptığımdan keyif almak ve okuduklarından keyif almanı sağlamak…

Bu kadar işte Miray Defteri ve ona sürekli yazan Miray… Hani ben sana ne kadar anlatmaya çalışsam da anlatamam… Sonu olmayan bir kitabı bir sayfada özetleyemez kimse… Özetlenmesi için “son” un yazması lazım. “Son” yazmadığı sürece

Huzurla

Sevgiyle…

Miray

07.04.08

Teknik Bilgiler ve Lisans

Benim için bu kadar güzel ve bir o kadar da narin olan güzel kızımın sitesini yaparken bilinmesi gereken bazı şeyleri de bu kısımda belirtelim. Miraydefteri'nden önce Mirmir (Wordpress) ve Strawberry (Typepad) adında 2 weblog kurulmuş bu weblog sistemlerini Miray'ın beğenmemesi ve benim ısrarlarım sonucunda bu yazıyı okuduğunuz site inşa edilmiştir. "Subdreamer" core olarak kullanılmış ve üzerine tarafımdan kod yazılmıştır. Tasarım Webdesignerwall'dan esinlenilmiş ancak birebir kopyalanmamış yerine Miray'ın tarzı oluşturulmaya çalışılmıştır. Toplam kodlama ve tasarım 15 kakolu süt, sayısız çay ve 4-5 paket sigara tüketilme süresi içinde tamamlanmıştır.

Desteklerinden ötürü öncelikle meleğime sonra ev ahalisine ve Dalai Lama'ya teşekkürü borç biliyorum.

aslanmurat