Yayınlanma: Şubat 27, 2008
Güncelleme: Nisan 7, 2008
Yöntemler
Yazdır
Email Bu konuyu açma sebebim keçe hakkında bildiklerimi size aktarabildiğim kadarıyla aktarabilmek. Ha bu konuda uzman mıyım? Tabiiki de hayır fakat yaklaşık 1 senedir gerçek keçe elime değene kadar çok okudum, izledim ve bir çok acı tatlı tecrübeler edindim. Öncelikle keçe nedir sorusuyla sizi biraz bilgilendirmek istiyorum haddim olmayarak. Keçe ham tüylerin -keçi, koyun, lama, tavşan tüylerinin- dövülerek ısı, su ve sabun yardımıyla işlenebilir hale gelmiş halidir. Yani tüm örgü yünlerinin atasıdır diyebiliriz. İlk çağlardan beri kullanılmaktadır. Teoriye göre ilk insanlar zamanında mağaralara giren kurt, ayı gibi tüylü hayvanların tüyleri döküldüğünde bir kısımda toplandığı varsayılıyor. Sonra ilk insanlar bu tüylerin yumuşak olduğunu farkedip üzerinde yatma amaçlı kullanıyorlar ve gerek ter ve ısıyla keçe denilen form ortaya çıkıyor. Benim bildiğim ve en akla mantığa yatkın açıklama bu yönde... Keçenin Türk dünyasında ise ayrı bir yeri var. Göçebe yaşam tarzımızdan dolayı. Fakat artık keçe ustaları yok denecek kadar azlar. Öncelikle keçe ile yapabilecekleriniz sizin hayal gücünüzle birazda beceri ve sabrınızla alakalı. Fakat unutmamız gereken şeyler var keçe konusunda.
Birincisi keçe bildiğimiz üzere tüy / kıl. Hassas cilt yapısına sahip kişilerde kaşıntılara yol açabiliyor. Sabunla işlediğimiz için eğer durulama işlemini güzel yapamazsak sabun kişinin cildine alerji yapabiliyor. Bunları önlemek için keçeyi takı yapımında kullanacaksanız eğer -kolye,bileklik- arkasında kumaş kaplamanızı tavsiye ederim ben. İkincisi keçe suyu ve ısıyı çok seviyor. Hiç dayanamayıp boyun büküyor hemen. Keçeye şekil verme imkanımız su ve sıcak olduğunu unutmayın. Bunları kullanarak şekil verdiğimiz keçe yine bunlar sayesinde o şeklini kaybedebilir. Üçüncüsü -ki bunu hep söylerim- keçe satın alıcaksanız eğer mümkün olduğu kadar görerek dokunarak alın. Hali hazırda pahalı bulunabildiği için sentetik keçe dediğimiz şekillerine maruz kalmanız olası. Sentetik keçeye su ve ısıyla şekil veremezsiniz. Alerji yapmaz. Boya atması olmaz. Daha uygun fiyattadır... Gerçek keçe ile sentetik keçeyi ilk başlarda şu şekilde ayırabilirsiniz imkanınız varsa keçeye bir miktar ateş tutun uzaktan. Saçımız gibi yanar gerçek keçe ve o şekilde hafif bir koku verir. Zaten kullana kullana bir süre sonra yakma derdinden kurtulup ilk bakışta tanıyacak hale gelirsiniz keçeyi... Başlıca keçe malzemeleri şunlardır:
-Keçe iğnesi:
Bu iğnenin ince olan uç kısmında resimde belli olmayan ince
çentikler var düzensiz şekilde ve normal dikiş iğnesi gibi silindir
halde değil daha yassı halde. İğnenin çentik kısımları
keçenin birbiriyle kaynaşmasına vesile. Bu iğneler iki çeşit biri kalın
diğer ise ince keçe iğnesi olarak satılıyor. Benim tavsiyem 5'i bir
arada olan bir paket almanız. 1 tanesini kenara ayırmanız. Geri kalan
dört tanesiyle benim büyük keçe iğnesi dediğim ve birazdan anlatacağım
şeyi yapabiliriz. Unutmayın bu iğne körelebilen bir şey ve köreldiği
zaman insanı kanser edebilen bir şey
Kalın keçe iğnesi ve ince keçe iğnesi arasındaki farkı da anlatayım
kalın keçe iğnesiyle daha büyük delikler vasıtasıyla keçeyi
kaynaştırırız. Bu üç dört kat üst üste olan keçelerin kaynaşması için
idealdir.
İnce keçe iğnesi ise bu olayın tamamen zıt mantığıdır. Bilgim dahilinde
5li paketi -yedek paket adı altında bulabiliyoruz genelde- küçük keçe
iğnesi 15 küsür YTL.
-Keçe Fırçası:
Büyük boyu yine bilgim dahilinde 36 YTL küçük boyu ise 21 YTL olan
bir ürün kendisi. Ne işe yarar derseniz. Keçe işlemede en az keçe
iğnesi kadar gereklidir. Keçeyi bunun üzerine koyar
iğneyle işleriz. Fakat maliyetli bir ürün açıkçası görüldüğü üzere.
Bunun yerine ben 2 şey kullanıyorum. Hem ucuz hem deforme olduğu zaman
yenilenmesi kolay hemde çok kolay bulabileceğiniz iki ürünüm var benim.
Biri hanımların gayet iyi bileceği üzeri tahta fırçası. Orta sertlikte
kılları olan bir fırça bu işi gayet güzel görüyor. Fakat dar formda
olduğu için büyük keçe işlemelerde biraz zorluyor.
Diğer ürün ise sünger... Nalburlarda, koltukçularda, marketlerde,
deterjancılarda 1 milyona bulabiliyorsunuz. Büyük işlemeler
yapacaksanız eğer koltuk kaplaması işi yapan yerlerden
büyük ebatlarda dilediğiniz kalınlıkta bulabiliyorsunuz. Neden sünger
ve fırça ikisi bir arada derseniz anlatayım. 2 den fazla katlı keçeleri
üst üste işlediğimiz zaman süngerlede kaynaşıyor ne yazık ki... Keçeyi
süngerden ayırmak biraz zorluyor ya da daha da fenası ayırdığınızda bir
parça süngerde keçenizle birlikte elinize geliyor... Benim tavsiyem
başlangıç için bu iki ürünü kullanmanız. Sonuçta sevemeyebilirsiniz,
bıkabilirsiniz yada bu konuda
bir maharetiniz olmadığını düşünebilirsiniz. Başlangıç olarak ucuz
aletlerden başlamak en iyisi bana göre...
- Keçe iğne aparatı:
Fiyatı 35,50 YTL olan bir başka keçe aparatı... Ne işe yarar?
Öncelikle gördüğünüz üzere üzerinde 4,5 adet iğne var. Bu demek oluyor
ki işlemelerde daha az sürede ve daha az enerji harcamayla
daha çok alan kaynaştırıyoruz. Kuvvetten kazanç yani
Bu aparatın
kenarındaki koruma sayesinde -şeffaf plastikimsi bir şey- keçe iğnesi
bir miktar gömülüyor keçeye ama inanın ki o şeffaf şey yerinden oynuyor
mu çıkabiliyor mu bilmiyorum.
Bu aparatın bir de ahşap üzerine 5 iğne monteli halini bulabiliriz.
Onlarda benim bulduklarım arasında 21 Ytl fiyata sahiptiler. Korumaları
yoktu. Koruma yani şu şeffaf plastik çok gerekli midir diye
sorarsanız eğer bence pek gerekli değil. Siz bunu şu şekilde gayet
kolay imal edebilirsiniz. Hani yukarıda demiştim ya 5li paketlerden
alınca 4ünü kenara ayıralım diye... Polimer kil
hamurundan elinizin kavrama şekline uygun olarak bir top yapıp bu
iğneleri geçirip pişirebiliriz. Marangozlara yaptırabiliriz. Seramik
hamuru yada kağıt hamuruyla yine aynı şekilde
imal edebiliriz.
-Balonlu naylon yada tahta masa servisi:
Şimdi bu ikisini nasıl anlatacağımı bilmiyorum
Havalı naylonda
deniyor bu benim balonlu naylon dediğim şeye. HAni bilirsiniz kırılacak
eşyaların etrafına sararlar bu naylonu ve bizde patlatıp patlatıp stres
atarız
Tahta masa servisi ise şu hani tahta çubuklardan masa
servisleri oluyor ya onlar işte. Ben Migrosta tanesini 1,75 YTL ye
bulmuştum.
Bu ikisini bulamazsanız eğer bir milyoncularda satılan objelerin
kaymasını önleyen halı altlarına falan konan plastik örtüler var.
Onlarda aynı işi görüyor. Yada detarjancılarda falanda bulunabilen
annemin banyonun zeminine serdiği
köpük gibi şeritleri olan örtülerden de yararlanabilirsiniz fakat ben
onları pek tavsiye etmem su tutuyor kendileri ve sıkma derdi baya
zahmetli. En ideali şu tahta masa servisleri... Bunu nerde kullanıcaz
derseniz
anlatacağım ıslak keçeleme yönteminde kullanacağız.
- Yağ bazlı sabun:
Evet bunun sosyete ismi bu
Çok Türkçesi bildiğimiz arap sabunu...
Yabancı videolarda genelde plastik yeşil şişe içinde görüp "yahu bizim
ülkede yok ki bunlardan" diye üzülmeyin. Ben çok üzüldüm çünkü vakti
zamanında ama olayın aslı astarı arap sabunu.
Neden arap sabunu derseniz... Arap sabunu köpürmez. Normal banyo sabunu
kullanırsanız eğer ıslak keçelemede bir damla sabunlu su bile keçeyi
öyle köpren bir hale getirir ki arındıramazsınız. Bu da hoş olmaz...
İdeali arap sabunudur. Benim denediğim sabun yöntemleri arasında en
uygunu
ve ucuzu o... Ha denemelerim bitti mi? Asla... Baştan anlaşalım arap
sabunu kokusunu sevmiyorsanız ıslak keçeleme yönteminden uzak
duracaksınız
Şimdilik izniniz olursa ben bu kadar anlatabileceğim. Gönlüm istiyor ki
size keçenin tüm yöntemlerini paylaşmak. Fakat ben kendi fotograflarımı
kullanmak istiyorum aşama aşama ve bu sebepten evin banyosunu işgal
etmem gerek
Çok uzun yazdım sanırım ama ben derya deniz olan bu konuyu üstün körü
geçersem keçelerime ihanet edeceğimi düşünüyorum
İzniniz olursa eğer
keçe işleme yöntemlerini günlere bölme niyetindeyim ve bu başlık
altında paylaşma niyetindeyim.
Yarına kadar buraya yazdıklarımla ilgili sorularınız olursa beklerim
Sabırla okuduğunuz ve kelime/harf imla hatalarımı affettiğiniz için
sonsuz teşekkürler
Nilüfer Ablam'a not: Eğer okuyorsan burayı Nilüfer Ablacım bunların hepsi senin sayende... Keçelerime her dokunuşumda bir keredaha seviyor ve saygı duyuyorum sana. (L)
Okuyanlara not: Yapamazsanız uğraşmayın zorlamayın... Bir dönem boncuklar modaydı her yerde boncuk gördük.. Bir dönem ahşap boyama modaydı her yerde tahtalar gördük... Bıktırmamak tüketmemek lazım bazı şeyleri... Kızabilirsiniz bu yazdıklarıma fakat ben böyle düşünüyorum. Ben kendim bu işi süper yapıyorum demiyorum ben ustayım demiyorum kesinlikle fakat mailime gelen bir dünya soruya istinaden anlatmaya karar verdim keçeyi. Yoksa dürüst konuşayım hiç anlatasım yoktu çünkü ben her yerde keçeyi de görmek istemiyorum... Ha şimdi ne oldu? Ahşap boyamayı tutku haline getirip cidden güzel işler yapanlar kaldı piyasa da... Aynı şekilde boncuk, takı tasarım... Şimdi onlar emeklerinin yemeklerini yiyebiliyorlar ancak... Fakat o kadar bıktı ki insanlar onların emeklerinin benzerlerini, aynılarını, taklitlerini görmekten... Sanırım anlatabildim...
1254 Görüntülenme - Yorumları Göster/Yaz (6)


